• Anasayfa
  • Çocukluk Çağı Beyin ve Spinal Kord Tümörleri
  • Çocuklarda Beyin ve Spinal Kord Tümörleri için Risk Faktörleri

Çocuklarda Beyin ve Spinal Kord Tümörleri için Risk Faktörleri Nelerdir?

Değişik kanserlerin değişik risk faktörleri vardır. Örneğin; sigara içmek erişkinlerde değişik tipte kanserler için büyük bir risk faktörüdür. Diyet, vücut ağırlığı, fiziksel aktivite, sigara içmek birçok erişkin kanserinde önemli risk faktörleri olmaktadır. Fakat bu faktörlerin genelde kanser riskini artırması için uzun yıllar geçmesi gerekmektedir. Bu bakımdan çocukluk çağı kanserlerinde bir rolü olduğu düşünülmemektedir.

Beyin tümörleri için çok az risk faktör belirlenebilmiştir. Çoğu beyin tümörü için belirgin bir neden bulunamamıştır. Radyasyona maruz kalmak beyin tümörleri için belirlenebilmiş çevresel risklerden bir tanesidir. Bu da genelde başka hastalıklar için tedavi sonucu oluşabilmektedir. Örneğin; radyasyon riskleri bu kadar iyi bilinmeden  yaklaşık 50 sene önce kafada bir tür mantar enfeksiyonu olan çocuklar düşük doz radyasyon tedavisi almışlardı. Bu çocukların daha sonra büyüdükçe beyin tümörü olma risklerinin arttığı ortaya çıktı. Bugün de radyasyon sonucu tetkiklenmiş olan beyin tümörlerinin çoğunun başa diğer tedavi nedenleriyle verilmiş olan radyasyon sonucu indüklenmiş olduğu düşünülmektedir. Bu özellikle lösemi tedavisi için radyasyon tedavisi görmüş çocuklarda oluşabilmektedir. Genelde radyasyon tedavisinden 10-15 sene sonra ortaya çıkabilmektedir.

Radyasyon sonucu ortaya çıkan tümörler hala çok nadirdir. Fakat bununla birlikte artmış risk ve diğer yan etkiler ile birlikte düşünüldüğünde radyasyon tedavisi ancak bütün artılar eksiler değerlendirildikten yapılmalıdır. Fakat çoğu hasta için beyin ve beynin diğer bölümlerinde oluşan tümörler için tedavi amacıyla verilen  radyasyonun yararlarının beyin tümörü oluşturmanın küçük riskinden çok daha fazla olarak düşünülmektedir.

Fetal ve çocukluk çağı görüntüleme yöntemlerinden alınan radyasyondaki risk (röntgen ve tomografiler gibi) net olarak bilinmemektedir. Bu testler radyasyon tedavilerine göre çok daha düşük düzeyde  radyasyon düzeyleri kullanmakta ve sonuç olarak artmış bir risk bulunsa bile bunun çok düşük olacağı düşünülmektedir. Fakat yine de güvende olmak için çoğu doktor hamile kadınlara ve çocuklara çok gerekmedikçe böyle bir testi önermemektedir.

Kalıtsal ve genetik durumlar seyrek olarak yaklaşık 10 beyin tümöründen 1 tanesinde çocuklarda ebeveynlerden gelen kalıtsal anormal genler onları beyin tümörleri açısından artmış risk sınıfına sokabilir. Diğer durumlarda bu genler kalıtsal olarak gelmezler, fakat mutasyon dediğimiz değişiklikler sonucu doğumdan önce gende oluşurlar. Kalıtsal tümör sendromlu hastalarda genç yaşta oluşan tümörler vardır. Bunlardan iyi bilinen bazıları aşagıda belirtilmiştir.

Nörofibromatozis tip I Von Recklinghausen hastalığı: Bu beyin ve spinal kord tümörleri ile ilintili en yaygın hastalıktır. Genelde bir ebeveynden kalıtsal olarak gelir. Bazen de ebeveyne de bu hastalık olmayan çocuklarda da görülebilir. Bu sendromlu çocuklarda optik gliomlar veya beyin ve spinal kordun diğer gliomları veya nörofibromlar izlenir. Nörofibromlar periferik sinirlerin benign tümörleridir. NF 1 adlı gendeki değişiklikler bu hastalığa yol açar.

Nörofibromatosis tip II: Bu hastalık Von Recklinghausen Hastalığı ile karşılaştırıldığında daha seyrek görülür. Bu hastalık da ebeveynlerden kalıtsal olarak gelebilir veya aile öyküsü bulunmayan bir çocukta oluşabilir. Kranial ve spinal sinir schwannomları özellikle vestibuler schwannom (akustik nöroma) bu hastalık ile ilintilidir ve her zaman başın iki tarafında da görülür. Bu hastalıkla birlikte meningiom, spinal kord gliomu ve ependimom riski de artmıştır. NF 2 adlı gendeki değişiklikler nörofibromatozis tip II hastalığından sorumludur.

Tuberoskleroz: Bu hastalıkta çocuklarda subependimal dev hücreli astrositomlar beynin, derinin, kalbin ve böbreklerin diğer benign tümörleri görülebilir. TSC 1 veya TSC 2 adlı genlerdeki değişiklikler bu hastalığın nedenidir.

Von Hippel - Lindau Hastalığı: Bu hastalık serebellumda, spinal kordda, retinada hemanjioblastomlar,( kan damarlarının tümörleridir). gelişebilir. Aynı zamanda böbrekte, pankreasta veya vücudun diğer taraflarında da tümörler oluşabilir ve HL genindeki değişiklikler sorumludur.

Li - Fraumeni sendromu: Bu hastalıkta gliom ihtimali artmıştır. Aynı zamanda meme kanseri yumuşak doku sarkomu, lösemi ve adrenal gland kanserleri açısından da artmış risk vardır. TP53 adlı gendeki değişiklikler sorumludur.

Beyin ve spinal kord tümörleri ile ilişkili diğer kalıtsal durumlar da şunlardır:

Gorlin sendromu (bazal hücreli nevus sendromu)

Turcot sendromu

Cowden sendromu

Herediter Retinoblastom

Rubinstein – Taybi sendromu 

Bazen de bazı hallerin genetik hastalıkları iyi tanımlanmamış olabilir veya hatta belli bir gruba ait olmayan genetik hastalıklar olabilir.

Beyin tümör riskinde bilinmeyen tartışmalı veya ispatlanmamış etkiler 

Cep telefonu kullanımı: Cep telefonları radyofrekans dalgaları (RF) yayarlar. Bu bir tür elektromagnetik enerjidir. Spektrumu da FM radyo dalgaları ile mikrodalga fırınlarda, radar ve uydu istasyonlarında kullanılanlar arasındadır. Cep telefonları DNA hücrelerini içerden hasar veren iyonize radyasyon yaymazlar. Fakat hala cep telefonları hakkında şüpheler vardır. Bunların antenleri içeri yerleştirilmiştir. Bunun için kafaya çok yakın olarak kullanmak gerekir. Bu da bazı beyin tümörlerinin riskini artırabilir. Bazı çalışmalarda erişkinlerde vestibuler schwannoma riskini artırdığı söylenmiştir. Fakat daha büyük çalışmalarda şu ana kadar artmış bir risk bulunamamıştır.

-Aspartam (tatlandırıcı),

-Yüksek gerilimli elektrik hatlarından gelen elektromanyetik alanlar ve transistörlerden gelen elektromanyetik alanlar,

Bazı virüslere maruz kalma da olası risk faktörleridir. Fakat bu faktörleri beyin tümörlerine bağlamak için çoğu araştırmacı tatmin edici bir delil bulunmadığını söylemektedir. Bu ve benzeri potansiyel riskler konusundaki araştırmalar devam etmektedir.

Çocuklardaki beyin ve spinal kord tümörlerine neyin neden olduğunu biliyor muyuz?

Çoğu santral sinir sistemi tümörünün nedeni tam olarak anlaşılamamıştır. Araştırmacılar normal beyin hücrelerinde oluşan bazı kimyasal değişikliklerin beyin tümörü oluşturmaya yönelttiğini düşündürmektedirler. Normal beyin hücreleri kromozomlarındaki bilgi sonucu büyür ve fonksiyon görürler. Kromozomlar her hücredeki uzun DNA lifleridir. Beyin tümörleri diğer başka tümörler gibi bir kişinin DNA’sındaki değişiklikler (mutasyonlar) sonucu oluşur. DNA bütün hücrelerimizdeki genleri oluşturan kimyasaldır. Hücrelerimizin nasıl fonksiyon göreceğine yönelik bilgiler bu DNA’da saklıdır. Genelde dış görünüşümüz büyüklerimiz gibidir. Çünkü DNA kaynağımız onlardır. Fakat DNA nasıl göründüğümüzden çok daha fazlasına etki eder.

Hücrelerimizin büyümesini, yeni hücrelere bölünmesini ve ölmesini bazı genler kontrol eder. Hücrelerin büyümesine ve bölünmesine sağlanan belirgin genler onkojenler olarak adlandırılır. Diğerleri hücre bölünmesini yavaşlatır veya hücrelerin tam zamanında ölmesini sağlar. Bunlar da tümör supresor genleri olarak adlandırılır. Onkojenlerin çalışmaya başlaması veya tümör supresor genlerinin durmasını sağlayan DNA değişiklikleri kansere neden olabilir. Bu gen değişiklikleri (mutasyonlar) bir erişkinden kalıtsal olarak gelebilir (çocukluk çağı kanserlerinin bazıları neden olabilir veya bir kişinin yaşamı boyunca spontan olarak meydana gelebilir. Çünkü hücre devamlı bölünerek 2 yeni hücre oluşturma durumundadır. Bu süreçteki bazı hatalar sonucu gen değişiklikleri oluşabilir).

Geçmiş yıllarda araştırmacılar bu gen değişikliklerinin bazı az rastlanan kalıtsal sendromlara neden olduğunu buldular. Nörofibromatozis, tuberoskleroz, Li-Fraumeni sendromu, Von Hippel - Lindau sendromu gibi. Aynı zamanda bazı beyin ve spinal kord tümörlerinin oluşma riskini artırdığını gördüler. Örneğin; Li-Fraumeni sendromu TP53 tümöründeki değişiklik sonucu oluşur. TP53 tümör supresor genindeki değişiklik sonucu oluşur. Normalde bu gen hasar görmüş DNA’lı hücrelerin büyümesini engeller. Bu gendeki değişiklik beyin tümörü oluşma riskini artırır (Özellikle gliom). Aynı zamanda diğer kanserler ile birlikte beyin tümörü oluşma riskini artırır.

Çoğu durumda kalıtsal hastalıklarda santral sinir sisteminde nasıl değişiklikler oluştuğu bilinmemektedir. Kanserdeki çoğu risk faktöre bir şekilde genlere hasar vermektedir. Örneğin; sigara akciğer kanseri ve için bir risk faktörüdür. Çünkü içerisinde genlere zarar veren kimyasallar bulunmaktadır. Beyin sigara ve diğer kansere yol açan kimyasallardan göreceli olarak korunmaktadır. (Yediğimiz veya soluduğumuz diğer kimyasallardan). Onun için bu risk faktörleri beyin ve spinal kord tümörlerinde önemli bir rol oynamamaktadır.

Normal hücrelerde kanser hücresi haline gelmeden birçok farklı gen değişikliklerinin oluşması gerekir. Bir çok farklı beyin tümörü vardır. Bunların hepsinde de değişik tipte gen değişiklikleri olabilmektedir. Değişik beyin tümörlerinde birçok farklı gen ve kromozon anomalileri saptanmıştır. Fakat hala saptanacak çok daha fazlasının olduğu aşikârdır. Araştırmacılar bazı beyin tümörlerinde gen değişikliklerinin olduğunu göstermişlerdir. Fakat hala bu gen değişikliklerini nasıl olduğu çok net değildir. Bazı gen anomalileri kalıtsal olabilir. Fakat çoğu durumda çocukluktaki beyin ve spinal kord tümörleri bilinen kalıtsal sendromların sonucu değildir. Çoğu gen değişikliklerinin dışarıdan bir etki olmadan DNA kendisini kopyalarken oluştuğu düşünülmektedir.

Radyasyon dışında bilinen yaşam biçimi veya çevresel kaynaklı sebepler net değildir. Bunun için bu kanserlerden korunmak için çocukların veya erişkinlerin yapabilecekleri bir şey olmadığını hatırlamak önemlidir.

Spektromar

A. Fişekhane Cad. No:60A-1
Bakırköy 34410
İstanbul / Türkiye

Spektromar

T. +90 (212) 570 72 85
F. +90 (212) 543 91 13

TIBBİ TAHLİL LABORATUVARI


Bireysel Test Sonuçları
Kurumsal İşlemler

Apertura de cuenta bet365.es